Doksanlı Yıllarda Çocuk Olmak

| | | | 1 Ağustos 2013 Perşembe Ender Özkan 0 yorum

  • Süper Baba'nın müziğini flütle çalmışsanız;
  • Okulda kola kutusunu ezip maç yaptıysanız;
  • Parliament Pazar Gecesi Sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (Yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi...)
  • Elm Sokağında Kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan ve Freddy Crueger'ın makyajla o hale gelmiş bir adam olmasını düşünüp avunmaya çalışıyor ama yine de korkuyorsanız;
  • Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız;
  • Tutti Frutti çok ayıp ve olağanüstü merak uyandırıcı bir şovsa;
  • Apartmanın altındaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir yaramazlıksa ;
  • Bizimkiler dizisi ertesi gün okul olduğunu bir süreliğine unutturduysa;
  • Bakkala gönderilmenin en güzel yanı küçük sarellenin dibini minik plastik kaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa;
  • Atarideki ördek vurmaca oyununda silahın nasıl çalıştığına hala kafa yoruyorsanız;
  • Super Mario Bros'u oynayıp çok kere oyun bitirdi iseniz;
  • Kasete kayıt yapılabilmesi için üst tarafında bulunan karelerin bantla kapatılması gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız;
  • Sokakta ayı oynatanları izlediyseniz;
  • Power Rangers'ın renklerini hatırlıyorsanız;
  • Lambada'nın müziği kulaklarınızda çalabiliyorsa;
  • Kurşun Kalemin tepesine yaylı oyuncaklar taktıysanız;
  • Radyoda beğendiğiniz bir şarkı çaldığı zaman kasete kaydettiyseniz;
  • Saçları renkli ve uzun patlak gözlü çirkin trolleri bile bir furyada satın almışsanız;
  • Kokulu silgiye, deftere, kaleme harçlığınızı yatırdıysanız;
  • Sayısız joystick kırdıysanız ve gün gelince artık joystick satılmadığını fark ettiyseniz;
  • Susam Sokağı'nda kırpıkı, minik kuşu ve kurabiye canavarını izlemişseniz;
  • Yalan Rüzgarı, Cesur ve Güzel dizilerini annenizle birlikte oturup izlediyseniz;
  • Üzerinde futbolcu resimleri ve bilgileri olan ufak karton sporcu kartlarıyla oynadıysanız;
  • Sulugöz sakızı gözlerinizin acımasına rağmen  tadını çıkarmak için çiğnediyseniz;
  • Cips paketlerinden çıkan tasoları biriktirip arkadaşlarınızla oyunlar oynadıysanız;
  • İnternetiniz bağlanınca ev telefonunuzun meşgul olduğu günleri hatırlıyorsanız;
  • Aileden gizlice atari salonuna gidip street fighter, mortal kombat, hagar, mustapha gibi oyunlar oynadıysanız;
  • Vergi iade zarflarını babanız ile birlikte doldurduysanız;
  • Mıknatıslı balık ağzı ve oltalı oyuncakla balık tutmaya çalıştıysanız;
  • Okulda tırnak ve mendil kontrolüne maruz kaldıysanız;
  • Annenizin poşetler dolusu taso,misket,sporcu kartları ve gazoz kapaklarını attığını öğrenince ağladıysanız;
  • Pazar akşamları yıkanma gününüzse;
  • "Macerana" dansını yapabiliyorsanız;
  • Birde bir, akşam ebesi, dansa davet, çatlak patlak, yakan top gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa;
  • "Bandıra bandıra ye beni" şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler varsa;
  • Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplumbağalar ismi olarak tanıdıysanız;
  • Tele On diye bir televizyon kanalını hatırlıyorsanız;
  •  "Bir Başka Gece" çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa;
  • Pili bitmesin diye kasetleri kalemle havada sarmışsanız;
  • Tsubasa'yı ve küre biçimindeki sahanın sonundaki dev kaleyi hatta muhteşem kaleci Genzo Wakabayashi'yi hatırlıyorsanız;
  • 'Hey Corç versene borç' deyince hemen cevabı yapıştırabiliyorsanız;
  • Olacak O Kadar, Yasemin'in Penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç... gibi tv programlarını hatırlıyorsanız;
90'lı yıllarda çocuktunuz demektir...

0 yorum: